26 Aralık 2020 tarihinde Dr. Öğr. Üyesi Aysel Nursen Durdağı hocamızın danışmanlığında Sakarya Üniversitesi Almanca Mütercim Tercümanlık Bölümü çeviri kulübü KAÇOT’ un etkinliğinde kolektif bir çeviri vlogu olan Translation-1 topluluğu örneği üzerinden ele alınan keyifli ve de ufuk açıcı pek çok konuya değinildi.

Genç çevirmenler için mesleki kimlik, katılımcılık ve kolektivizmin tartışıldığı söyleşide yer alan konuşmacılarımız Sayın Dr. Öğr. Üyesi Başak Ergil ve Araş. Gör. Cihan Ünlü, genç çevirmenler ve çevirmen adaylarında bireysellik duvarlarının yıkılıp Kültürel Çoğulculuk kavram anlayışını benimseyen bir topluluk olan Translation-1 ile gençlerin kolektif bir oluşuma dahil olmasını ve bu bağlamda da çeviri alanında yapılan özgün çalışmaların gelişimini ele aldılar. Hiçbir hiyerarşik güç ilişkisinin bulunmadığı, üstlenilen görevlerin gönüllülük esasına dayandığı kolektif çalışmalar bütünü sonucu ortaya çıkan Translation-1 topluluğu, çeviri alanında çevirmenlerin ve gelecek neslin yetişmekte olan çevirmenlerinin karşılaştıkları ve karşılaşabilecekleri mesleki ve de şahsi sayılabilecek sorunları samimi, etkileyici ve sonunda da sorgulayıcı bir izlenim yaratarak ortaya koymakta. Bu bağlamda konuşmacılarımızın değindikleri ana unsur ise kolektif çalışmanın bireylerde doyum hissini meydana getirmesi ve gönüllülük kavramı unsuru da eklendiğinde oluşan katılımcılık ile ortaya çıkabilecek projelerin çok daha büyük, etkileyici ve ses getiren sonuçlarının olabileceğiydi.

Yukarıda bahsedildiği gibi, Translation-1 ekibinin ele aldıkları konular halihazırda olan ve de olası ihtimaller üzerine ortaya çıkan yeniden canlandırmalardır. Bu sayede aslında, ele alınan konular, Kamu Spotu adını verdikleri skeçlerde samimiyetle ve ayrıca gerçekliğe mümkün olabilecek en yakın seviyede meydana getirilmiş. Paydaşlar arası iletişim ve dayanışma, çevirmenlerin hak ve sorumlulukları, çevirmenin mesleki imaj ve itibari, çeviri sektöründe meslekleşme sorunları ve daha nice konuları işleyen ekip üyelerinin yorumları sonucunda da değerli konuşmacılarımızın başlangıçta belirttikleri gönüllülük esasına dayalı projelerin bireylerde ve toplumda gerçek ve direkt etki eden izlenimler bıraktıklarını çok rahatlıkla görebildik. Translation-1 oluşumu bireyden yola çıkarak topluma dayanan bir anlayışı benimseyerek, sosyoloji anlamında da çeviri kültürünün etki noktasının ne kadar geniş ve derin bir yelpazede bulunduğunu gözler önüne serdi. Ele alınan tüm veriler sonucunda ise kolektif çalışma ile doğru orantılı olarak, kolektif bir bilinç oluşturan T-1 topluluğu yalnızca bireysel çevirmenleri işleyen değil, çeviri topluluğunu işleyen bir yapı olmuştur ve bu yapı kolektif çalışmanın kalabalıklar bütünü olmadığını bizlere somut verilerle göstermiş olmakla birlikte; genç çevirmenler ve çeviri iş dünyası arasında yer alan sorunlara ışık tutan ve de bağlantı yaratan bir köprü görevini misyon edinmiş yardımcı bir topluluk olduğunu açık, samimi ve de destekleyici yönü ile ortaya koymuştur. Ben, Başak Kaya kolektif topluluğumuz Translation-1’ın bir parçası olmaktan gurur duyduğumu belirtmek ister, genç çevirmenlere emek verdikleri bu disiplinde kolektivizmin yolunda yaratıcı, yenilikçi ve ses getirecek çalışmalarında başarılar dilerim.

Yazının bu kısmını, kolektif bilinçle ilerleyerek ben (Gamze Bahar Uçar) devralıyorum. Çevirmenin mesleki kimliğinin, kolektivizm ve katılımcılığın konuşulduğu bu toplantıda, Translation-1 bünyesindeki faaliyetlere katılım sağlamış çevirmen/çevirmen adayları, tartışılan konuları daha önceden deneyimleyerek aşinalık kazanmışlardı. Farklılığın etiğini öğrenerek hazırlandığımız mesleğimizde, bu etiğe saygı duyarak, diğer paydaşlarla da çalışmanın bize çok büyük getirileri olacağını biliyorduk. Tartıştığımız mesleki kimlik, kolektif çalışma ve katılımcılık konularına kendi çeviri deneyimlerimden örnek vermek istiyorum. Halihazırda sürdürdüğüm dizi çevirisi işimde başlarda düşüncem senaryonun kâğıda dökülmüş halini alıp hedef dile aktarmaktı fakat çevirilerin diziyi izleyerek yapılması gerektiği söylendi. Çünkü diziyi tek bir çevirmen çevirmiyor, zaman kısıtlaması olduğu için her bölüm farklı bir çevirmene veriliyordu. Yani aslında olay akışını bilmek ve akışa uygun kelimeler seçip çeviri yapabilmek için diğer çevirmenlerle olayın akışını konuşuyor, dizideki karakterleri analiz edip, onların rollerine uygun isim tercihi yapıyorduk. Buradaki tek paydaşın çevirmenler olmadığını, senaryolar eksik ve hatalı geldiğinde anladık. Çünkü elimize gelen senaryo bizden önce diziyi izleyip kâğıda aktaran deşifreciler tarafından yazılıyordu. Yani başta senaristin elinden çıkan senaryo, dizide oyuncuların doğaçlama olarak eklediği kısımlarla değişiyor, deşifrecilerin düzeltmeleriyle bize geliyordu. Burada çeviri işine hem diğer çevirmenler hem deşifreciler, hem de bu işin eksiksiz yapılmasını isteyen işveren giriyordu. Yani bu çeviri sürecine direkt/ dolaylı olarak senarist, oyuncular, deşifreciler, çevirmenler, işveren, müşteri ve daha sonra bu çevirilerle yeniden çekim yapacak olan hedef ekip dahil oluyordu. Üniversitede, sunumlarda, ödevlerde bile tek çalışmayı seven, serbest çevirmenlik yaparsam çok kişiyle muhatap olmam diyen ben, bu kolektif çalışmanın bana hem yazı hem insan ilişkileri hem de düzen anlamında sağladığı farkındalıkla, bu yazıyı Başak Kaya’yla yazmak istedim. Çünkü biz çevirmenler olarak zaten en başından itibaren bu farklılığı fark eden, bu farklılığa saygı duyan ve aslında bu farklılığı seven kişilerdik. Öyle olmasaydı, neden başka kültürün kitaplarını okumak, başka kültürün normlarını, yaşayışlarını görmek ve onların dillerini öğrenmek isterdik ki? T-1 oluşumunun baştan beri bize göstermek istediği de buydu. Çünkü yalnızca kamu spotlarındaki senaryolar değil, o kamu spotları çekilirken ve hazırlanırken oluşan kolektif bilinç de ortak çalışmamızın bizleri her şeyin daha iyisine ulaştıracağını göstermişti. Başak Ergil’in toplantıda da söylediği gibi, “Biz çevirmeniz, biz dili ve kültürleri, yaratıcı olanı seviyoruz ve biz böyleyiz” diyerek bütün çevirmenlere ve çevirmen adaylarına devam ettikleri bu süreçte birlikte, birbirimizi destekleyerek kolektif bilinçle çevirmen kimliğimizi kazanma yolunda başarılar diliyorum!

Başak Kaya & Gamze Bahar Uçar

Genç Çevirmenler İçin Mesleki Kimlik, Kolektivizm ve Katılımcılık

Category: Etkinlikler
0
244 views

Join the discussion